Bir Zamanlar Mahallemiz

Değişimin önüne geçmek mümkün değildir. Her zaman iyi yönde olmasa da zamanla her şey değişiyor. Ülkeler, kentler, insanlar, ilişkiler, mahalleler, kısaca her şey. Mahalleler de eski mahalleler değil artık. Doğal olarak mahallelerde değişti artık. Her ne kadar eskinin güzel anılarıyla kendimizi avutsak da yepyeni mahalleler var artık.

Bir şeyi kaybetmeden onun değerini anlamak ne yazık ki pek mümkün olmuyor. İşin kötüsü ise kaybedilen yerine konulamıyor. Mahallelerimizin küçük ama şirin evlerinin yerini şimdilerde yüksek apartmanlar aldı. Para kazanmayı öğrendik, bu sayede de mallarımız arttı fakat keyfimiz azaldı. Çok para harcıyoruz, daha büyük evlerde oturuyoruz ama daha küçük ailelerle yaşıyoruz, daha az gülüyoruz.

Hepimiz eski anılarımızı hatırlıyor, hüzünleniyoruz. Sonra da üzülüyoruz. Aslında üzüntümüzün nedeni, eski mahallemizle birlikte, eski komşularımızın da yok olması. Uzaya gidip dönmeyi biliyoruz ama komşumuza uğramak içi üst kata çıkamıyoruz. Eskiden mahalleden bir cenaze çıksa bir hafta boyunca hiç bir komşu radyo bile açmazdı. Şimdi alt katta tebareke okunurken, üst kattakiler parti veriyor. Karnı burnunda hamile kadına kimse yer vermediği için 60 yaşındaki kadın kalkıp yer veriyor. Üstelik öyle bir zamana doğru yol alıyoruz ki, o eski iyi insanlar, iyi komşularda zamanla yok oluyor, nereye gittiğini merak ediyorsunuz. Bu değişimi fark etmemiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorsunuz.

Güvenli büyük taş evlerden, kutu gibi apartmanlara geçişin medeniyet sayıldığı bir zamanı yaşıyoruz. Mahalleler küçüldü, bir apartmana sığar olduk. İşin daha vahim tarafı ise apartman da karşı komşumuzun ismini bile bilmiyoruz. İngiltere’de ölen pop yıldızının haberini olaydan yarım saat sonra öğrenip, alt komşumuzun vefatını günler sonra duyan bir toplum olduk. Varlığımızı arttırdık ama değerlerimizi yitirdik. Hastalanan bir komşumuzun haberini alsak bütün mahalle seferber olurduk. Şimdi ise ilaçlar çoğaldı, bir o kadar da hastalıklar arttı. Kendi dertlerimizden komşumuzu düşünemez olduk. Atomu parçaladık, ön yargılarımızı yıkamadık. Koca apartmanlarda aslında yapayalnız yaşıyoruz. Tanıdıklar arttı ama dostlar azaldı.

Tüm dünya da insanlar hızla yalnızlaşıyor. Cep telefonlarına, tabletlere gömülü yaşar hale geldik. Bu izolasyon sevgisizliği de beraberinde getiriyor. Birbirimizi düşünmez sevmez olduk. Acılarımızı, mutluluklarımızı umursamıyoruz. En büyük acılarımız da, sevinçlerimiz de artık sosyal medyada yaşanıyor. Eski mahallemizin güzelliklerini özlüyoruz. Eskisi gibi olur mu bilmem ama biraz düzelse diyorum.

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bu makalemizi beğendiniz mi? Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edin, diğer yazılarımızı ilk siz okuyun. Facebook sayfamızdan bizi takip edebilirsiniz. Twitter hesabımızdan bizi takip edebilirsiniz. Google Plus hesabımızdan bizi takip edebilirsiniz.

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!