Her Zaman Bir Umut Vardır / Hayattan Başarı Hikayeleri

2010 yılında Haiti’nin güneyinde meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremde 316 bin kişi hayatını kaybetmişti. Ben de Türkiye’den gönüllü olarak gidecek olan 9 kişilik yardım ekibinin içerisindeydim. Hazırlıklarımızı tamamlamış yola çıkmıştık. Haiti büyük ve yıkıcı bir deprem atlattığı için yardıma ihtiyaç duyuyordu. Kendi çabalarımıza başkent Port-au-Prince ulaştık. Dört gün boyunca Carrebian Alışveriş Merkezi enkazından çalıştık ve beş kişiyi sağ kurtardık. Haitililerin “Yılmaz Türkler” adını verdiği ekibimizin başarısı, uluslararası haber kanallarında dakikalarca yayınlandı.

Çalışmalarımızın son günlerine yaklaştığımız sırada yanıma bir kadın geldi ve “Umut var mı?” diye sordu. “Her zaman bir umut vardır” dedim. Kadın cevabımın “Klişe” olduğunu anlattı. Ben de umudunu yitirmekte olan bu kadına başımdan geçen bir olayı anlatmaya başladım. Bir nebze bile olsa umudunu kaybetmemesi için.

Nasıl Hatırlanmak İstersin?

13 yaşımdayken orta okulda çok sevdiğim bir din dersi öğretmenim vardı. Bir gün ders sırasında sınıfta dolaşıp çocukların her birine şu soruyu sordu. “Nasıl hatırlanmak istersin?” Tabiki hiç birimiz cevap veremedik. Öğretmedim de gülümseyerek şöyle dedi. “Zaten cevap verebileceğinizi ummuyordum. Ama elli yaşınıza geldiğiniz de bu soruya hala cevap veremiyorsanız, o zaman hayatınızı boşa geçirmişsiniz demektir.” Ben bu soruyu her zaman kendime soruyorum. “Neyle hatırlanmak istiyorum?”

Bu soru daha o yıllardan itibaren benim için bir yol gösterici, motivasyon kaynağım oldu. Hayatımın en zor anlarında bu soru beynimde tekrarlanır ve bana azim verir, güç verir. Daha sonra yanımdaki Haitili kadına baktım. O da bana dikkatlice bakıyordu. Gözlerimdeki azmi ve umudu fark etmişti. Sonra tekrar enkaz kaldırma çalışmalarına döndük.

Her bir taşın, enkazın altına dikkatlice bakıyor, bir kişinin daha  canlı kurtulmasını umut ediyorduk. Umudumuzu hiç yitirmiyorduk. Aradan çok az zaman geçmişti ki, arkadaşlarımın yardım çağrısını duydum. “Yaşıyor. Burada biri var ve yaşıyor.” Derhal hepimiz o bölgeye gittik. Depremden 108 saat sonra kurtardığını Mireille Boulos Dittmer o kadının ablası çıktı.

Biraz önce sohbet ettiğim kadın ablasını görünce bana döndü ve “Yılmaz Türkler, siz geldiğinizde beri her zaman bir umut vardı” dedi. Şimdi yıl 2019. Aradan geçen bunca yıldan sonra o abla kardeş kim bilir beni nasıl hatırlıyorlardır. Çünkü ben hayatım boyunca neyle hatırlanmak istiyorsam öyle yaşadım.

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!