Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları’ndaki Efsane Tankı

1974 Kıbrıs barış Harekatı zamanında bir Türk tankının Beşparmak dağlarının zirvesine kadar tırmanıp orada kaldığı bahsedilir. Resmini görmeyenler hep onun bir savaş efsanesi olduğunu sanır. Ama bu gerçektir ve bir de hikayesi vardır;

Tank (1974 Kıbrıs Barış Harekatı ) Hikayesi

Girne beşparmak dağlarını üzerinde bu savaştan kalma, Türk Ordusu’nun tankı hâlâ hayretle seyredilmektedir. Dünya savaş tarihinin ibret dolu bir tablosudur bu.
Bu tankı buraya çıkaran, onbaşı Gürler ERDAĞ, Er Abdulkadir KURT, Er Recep Doğan YİĞİT’tir.
Birliğin komutanı, tankın sürücüsü kahraman askere; “Evladım bu tankı buraya nasıl çıkardın?” Diye sorunca. Asker şu cevabı verir.
“Komutanım, o anda gözlerimin önünde engelsiz dümdüz bir yol göründü. Rumlar kaçıyordu, ateş ede ede buraya öyle çıktım.

Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları’ndaki Efsane Tankı

Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları’ndaki Efsane Tankı

Komutanım Mehmetçiğe emreder. Tankı indir.
Er cevap verir. O yolu görmeden nasıl indireyim komutanım.
Tank hâlâ o dağın zirvesinde durmaktadır. Dünya durdukça da duracaktır. (Resimde görüldüğü gibi ) Bu bir destandır. Dilden dile, gönülden gönüle ulaştırılacak bir destandır. Selam olsun bu destanı yazanlara. Selam olsun bu destan yazılırken can verenlere. Kaynak: Kuzey Kıbrıs Şükran Dergisi –Enformasyon Dairesi.

20 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatı hemen öncesi 05 Temmuz 1974 yılında Kıbrıs’ta nerede ise bir soykırım başlar. Bunun üzerine rahmetli Rauf Denktaş Bayrak radyosu aracılığı ile Türkiye’den  Kıbrıs halkına yardım çağrısında bulunur. Tarihler 20 Temmuz 1974’ün sabahını gösterdiğinde, Türk Ordusu  havadan indirme, denizden çıkarma harekatına başlar. Ve TRT televizyonlarından sabah saat 06:10’da harekatı duyuran dönemin Başbakan’ı rahmetli Bülent Ecevit, dünyayı şaşırtan o tarihi konuşmayı yapar.  

Bülent Ecevit’in Tarihi Konuşması

“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’a indirme ve çıkarma harekâtı başlamış bulunuyor. Allah milletimize, bütün Kıbrıslılara ve insanlığa hayırlı etsin. Bu şekilde insanlığı ve barışa büyük hizmette bulunmuş olacağımıza inanıyoruz. Öyle umarım ki kuvvetlerimize ateş açılmaz ve kanlı bir çatışma olmaz. Biz aslında savaş için değil, barış için, yalnız Türklere değil, Rumlara da barışı getirmek için adaya gidiyoruz. Bu karara ancak tüm politik ve diplomatik yolları denedikten sonra mecbur kalarak vardık.

Bütün dost ülkelere, bu arada son zamanlarda yakın istişarelerde bulunduğumuz dost ve müttefiklerimiz Birleşik Amerika’ya ve İngiltere’ye meselenin müdahalesiz halledilebilmesi, diplomatik yollardan halledilebilmesi için gösterdikleri iyi niyetli çabalar için şükranlarımı belirtmeyi borç bilirim. Eğer bu çabalar sonuç vermediyse, elbette sorumlusu, bu iyi niyetli gayretleri gösteren devletler değildir. Tekrar bu harekatın insanlığa, milletimize ve tüm Kıbrıslılara hayırlı olmasını dilerim. Allah’ın milletimizi ve bütün insanlığı felaketlerden korumasını dilerim.”  Kaynak :

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!