Sponsorlu bağlantılar

Affetmenin Dayanılmaz Mutluluğu

Yalnızca birkaç kez konuştuğunuz birisinin adını kırk üç yıl sonra anımsamanız hiç de kolay değildir.
Oniki yaşlarında bir çocukken okul harçlığımı çıkartmak için evlere gazete dağıtıyordum ve adını şimdi anımsayamadığım o yaşlı bayan da benim müşterimdi.
Bana “bağışlama” konusunda öyle güzel ve unutulmaz bir ders verdi ki umarım, bir gün ben de birisine aynı duyguları, aynı güzellikte verebilirim.
Sıkıntıdan patlamak üzere olduğumuz bir cumartesi günüydü.
Arkadaşımla birlikte yaşlı bayanın arka bahçesinde bir köşeye gizlenerek, yerden aldığımız taşları evin çatısına atıyorduk.

Attığımız taşların çatının üzerinden yuvarlanarak, köşelerden aşağıya düşmesini, kuyruklu yıldızların süzülerek gökyüzünden aşağıya doğru düşmesine benzeterek eğleniyorduk.
Kendime yerden çok düzgün bir taş bulmuştum.
Elime alıp tüm gücümle fırlattım.
Ama taş bu kez çatıya değil dış kapının penceresine gelmişti.
Kırılan cam sesini duyunca, gizlendiğimiz yerden fırlayıp arkamıza bile bakmadan soluk soluğa kaçmıştık oradan.
Yaşlı bayanın bizi görmüş olması olanaksızdı.

Sponsorlu bağlantılar

Affetmenin Dayanılmaz Mutluluğu

Tüm gece yaşlı bayanın beni yakalayabileceğini düşünerek, korkudan uyuyamadım.
Ertesi gün gazetesini vermek üzere kapısını çaldığım zaman her zamanki gibi içtenlikle gülümseyerek hatırımı sordu.
Ama ben suçluluk duygusuyla yüzüne bakamıyordum.
Sonunda gazete dağıtımından kazandığım parayı biriktirmeye karar verdim.
Üç hafta sonra tam 30 liram olmuştu.
Bir kağıda şöyle yazarak parayla birlikte zarfın içine koydum.
“Camınızı istemeden kırdığım için çok üzgünüm, umarım koyduğum para onarımı için yeterlidir”

Sponsorlu bağlantılar

Gece havanın kararmasını bekleyerek, zarfı usulca yaşlı bayanın posta kutusuna attım.
Ruhum bir anda özgürlüğe kavuşmuştu sanki.
Artık eskisi gibi yaşlı bayanın gözlerinin içine bakabileceğimi düşünerek mutluluk duyuyordum.
Ertesi gün kapısını çalıp gazetesini uzattığım zaman her zamanki gibi içtenlikle gülümsedi gözlerime.
Bu kez ben de karşılık vererek, gözlerinin içine baktım.

Sponsorlu bağlantılar

Tam arkamı dönüp gideceğim anda,
“Ah, bir dakika, neredeyse unutuyordum, al bakalım bu kurabiyeler senin için” diyerek elindeki paketi uzattı.
Evden uzaklaşırken neşe içinde kurabiyeleri yemeye başladım.
Birkaç kurabiye yedikten sonra pakette bir zarf olduğunu gördüm. Zarfı açtığım zaman içinde 30 lira ve kısa bir not vardı:
“Seninle gurur duyuyorum! Sen çok dürüst bir çocuksun. Umarım hayatın boyunca böyle kalırsın.”
İşte şimdi ruhum gerçekten özgürlüğe kavuşmuştu. Affetmenin dayanılmaz  hafifliği ve mutluluğu bu olsa gerek.

Sponsorlu bağlantılar
Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!