Allah Cenneti Gücü Kadar İyilik Edene Veriyor

Günün son dersi bitmek üzereydi. Öğrenciler, dersin bitmesini sabırsızlıkla bekliyorlardı. Zil çalar çalmaz, defter ve kitaplarını aceleyle toparladılar ve çıkmak için hazırdılar. Bir tek Yusuf hazır değildi. Gecikmek içinde çok yavaş hareket ediyordu. Nihayet zil çaldı. Bütün sınıf bir anda kapıya yöneldi. Yusuf henüz yerinden kalkmamıştı. Ağır ağır eşyalarını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu. Öğretmeni, onun bu halini fark etmişti. “Hayrola Yusuf” dedi. “Eve gitmeye niyetin yok galiba” diye ekledi. Yusuf son öğrencininde çıktığını görünce öğretmene cevap verdi. “Sizinle konuşmak istiyorum öğretmenim.”

“Peki” dedi öğretmeni. “Ne söyleyeceksin bakalım?” Yusuf derin bir nefes çektikten sonra “Orhan arkadaşımız var ya… Durumları pek iyi değil galiba öğretmenim. Annesi beslenme çantasına fazla yiyecek koyamıyor. Ben bu duruma çok üzülüyorum ve ona yardım etmek istiyorum. Fakat benim yardım ettiğimi bilmesini istemiyorum. Sizde yardım ederseniz eğer, her gün bir simit parası biriktirip size versem, sizde ona verseniz?” dedikten sonra cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp masanın üzerine koydu. Ayşe öğretmen paraya dokunmadan sandalyesine oturup bir süre Yusuf hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin maddi durumu pek iyi değildi. Buna rağmen arkadaşı Orhan’a yardım etmek istiyordu, üstelik yardım ettiğini bilinmesini istemiyordu.

Sponsorlu bağlantılar

Ayşe öğretmen: “Dur bakalım Yusuf” dedi. “Bildiğim kadarıyla sizin de maddi durumunuz pek iyi sayılmaz.” Yusuf: “Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam inşaatlarda gündelikçi, çoğu zaman da iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.” “Nerede çalışıyorsun?” “Simit satıyorum öğretmenim.” Ayşe öğretmen yine durup düşündü. Yusuf’un arkadaşı  Orhan’a yardım etmek istemesi elbette takdir edilmesi gereken bir davranıştı fakat Yusuf’un ailesinin maddi durumu buna müsait değildi. Onu bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı.

Ayşe öğretmen Yusuf’a döndü: “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye sordu. “Çok zengin bir iş adamı olmak istiyorum öğretmenim.” “Niçin?” “İnsanlara daha çok yardım edebilmek için.” “Güzel” dedi Ayşe öğretmen. “Bak şimdi Yusuf, Orhan’ın ailesinin durumu pek iyi değil, bu doğru. Fakat sizinki de bundan pek farklı sayılmaz. İstersen acele etme ileride çok zengin olunca insanlara yardım edersin. Olmaz mı?”

Sponsorlu bağlantılar

Heyecanla “Olmaz” diye atıldı Yusuf. Ayşe öğretmen “Neden olmasın ki?” diye sorunca iyi kalpli Yusuf anlatmaya başladı. “Üç sebepten dolayı olmaz öğretmenim. Birincisi; Ben herkese iyilik ettiğim için Allah beni sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkilenip daha çok simit alıyorlar. Bu sayede daha çok simit satıp daha çok kazanıyorum. İkincisi; Biliyorsunuz öğretmenim, Ağaç yaşken eğilir. Ben şimdiden iyilik yapmayı öğrenmeliyim ki, ileride çok zengin bir iş adamı olduğumda daha çok iyilik yapabileyim. Üçüncüsü ise öğretmenim; şimdi çok zengin olmadığım için, ancak bir simit parası yardım edebilirim, daha fazlasını yapamam. Allah, Cennet’i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu olduğu için bu kadarını yapabiliyorum. Eğer zengin olmadan ölürsem belki bu sayede Cennet’e gidebilirim. Bundan daha karlı bir yatırım olur mu?”

Sponsorlu bağlantılar

Ayşe öğretmenin gözleri dolmuştu. Başını “Evet” anlamında sallarken fark ettirmeden göz yaşlarını silip masanın üzerindeki paraları bir bir topladı.

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...
Sponsorlu bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!