Bir Çocuğun Ümitleri

Küçük çocuk evinin bulunduğu ormanda dolaşırken gördüğü yassı bir taşın güzelliğine hayran olmuştu. Bu bulduğu taşın mücevher olduğuna ve çok değerli olduğuna emindi. Mutlaka dünyanın en değerli taşı olmalıydı bu bulduğu. Şeklide bir insan kalbi gibiydi. Üstelik de parıl parıl parlıyordu.

Çocuk taşı yerden aldığı gibi evine koştu ve büyük bir heyecanla annesine uzattı. Kadın, yavrusunun soğuktan morarmış avucundaki taşın, birbirine sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir çakmak taşı olduğunu hemen anladı fakat bunu küçük çocuğa söylemedi. Küçük çocuk, rüyalarını süsleyen oyuncak arabaya kavuşmak için elindeki taşı satmak istiyor ve o paranın bir bölümüyle bir de top alacağına inanıyordu, hemde kırmızı bir top. Fakat annesi buna yanaşmıyordu. Annesi bu taşın hiç bir değeri olmadığını biliyordu fakat küçük çocuğun ümitlerini kırmak istemediği için bunu ona söyleyemiyordu. Çocuk ne kadar ısrar ettiyse de annesini çarşıya götürmeye bir türlü ikna edemiyordu. Çarşıya gitseler bu değerli taşı alacak ve değerini verecek bir kuyumcu mutlaka çıkacaktı belkide. Çocuğun ümitleri bu yöndeydi.

Sponsorlu bağlantılar

Çocuk, işin kendisine düştüğünü anladığında, tatilde ayakkabı boyacılığı yaptığı çarşıya gitti. Kuyumcu vitrinleri, göz kamaştıran ışıkların aydınlattığı altın ve elmas takılarla doluydu. Bir de elindeki taşın çok daha küçük boyutta olanlarıyla süslenmiş pahalı yüzüklerle, kolyelerle doluydu. Çocuk çarşının en gösterişli kuyumcusunu gözüne kestirdikten sonra bir müddet vitrin önünde bekledi. İçeride dükkan sahibi olduğu anlaşılan şık ve pahalı takım elbiseli yaşlı bir adam vardı ve müşteri olarak da kürk mantolu bir hanım.

Küçük çocuk biraz sonra içeri girdi ve cebinden çıkardığı taşı düakkan sahibine uzatarak, “Bu değerli taşı ormanda buldum” dedi. “Eğer isterseniz size satabilirim.” Kuyumcu adam, taşa uzaktan bir göz atıp, “O sadece basit bir taş” dedi. “Bütün orman o taşlarla doludur.” Bunu işiten çocuk, “Hayır” diye atıldı. “İsterseniz iyice kontrol edin, ne kadar değerli olduğunu göreceksiniz. “Dükkan sahibi ısrarla bunun sıradan bir taş olduğunu ve hiçbir değeri olmadığını çocuğa anlatmaya çalıştığı sırada, dükkanda bulunan kadın devreye girdi. Çocuğun taşına yakından bakıp, “Tam istediğim şey!” diye gülümsedi. “Onu bana satar mısın?”

Sponsorlu bağlantılar

Küçük çocuk, taşının değerini anlayan biriyle karşılaşmış olmaktan son derece mutlu olmuştu. Kadın bir tomar parayı çocuğun cebine koyduğunda dünyalar onun olmuştu. Parayı alan küçük çocuk, defalarca teşekkür ettikten sonra kuyumcudan çıkıp hızla oyuncakçının yolunu tutmuştu. Kuyumcu adam kadına dönüp, “Neden böyle bir şey yaptınız? Bu aldığınız taşın hiç bir değeri yok” dediğinde kadın; “Bu taşın maddi olarak hiç bir değeri olmadığını en az sizin kadar iyi biliyorum. Oysa ki bu taş benim gözümde, bunlardan çok daha değerli. Çünkü küçük bir çocuğun ümitlerini taşıyor.”

Sponsorlu bağlantılar
Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...
Sponsorlu bağlantılar

2 Tepkiler

  1. ayy çok güzel bir hikaye teşekkürler 🙂

    • hayalmat dedi ki:

      Teşekkürler. Beğenmiş olmanızdan dolayı gurur duydum. Hikayemi paylaşıp arkadaşlarınızın da okumasını sağlarsanız mutlu olurum. Ayrıca facebook hayalmat.com sayfamı henüz beğenmediyseniz beğenip, arkadaşlarınıza da tavsiye ederseniz sevinirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!