Çalışmak İbadettir İbretlik Dini Hikayeler

Halk arasında çalışmanın ibadet sayıldığı şeklinde bir düşünce hakimdir. Ne yazık ki bu kanaat, farzlarını ve ibadetini ihmal eden birçok insanın mazereti haline gelmektedir. Böyleleri, “Dinimizde çalışmak da ibadettir. Ben çoluk çocuğumun rızkını temin için çalışıyorum.” mazeretiyle tembelliğini örtbas etmek isterler.
Evet, öncelikle çalışmanın ibadet olabilmesi için farzlarımızı yapma şartı vardır. Farzları terk ederek çalışmak, ibadet olarak değerlendirilmez. Farz olan ibadetlerin başında ise namaz gelmektedir. 

Müslümanın kendine, evladına, ailesine ve borçlarını ödemeye lazım olanları kazanması farzdır. Bunun için çalışan sevap kazanır. Hadis-i Şerifte, (Beş vakit namazı kıldıktan sonra, çalışıp helal kazanmak, her Müslümana farzdır) buyruldu. Beş vakit namazımızı kıldıktan sonra çalışmanın ibadet olduğuna dair bazı ibretlik hikayeleri derledik. 

Sponsorlu bağlantılar

Bir sabah, Peygamber efendimiz, Ashabı ile konuşurken, güçlü, kuvvetli bir genç, dükkanına doğru geçti. Bazıları;
– Erkenden dünyalık kazanmaya gideceğine, buraya gelip birkaç şey öğrenseydi iyi olurdu, dediler. Resulullah Efendimiz onlara buyurdu ki:
– Öyle söylemeyiniz! Eğer kimseye muhtaç olmamak ve ana-baba, çoluk-çocuğunu da muhtaç etmemek için işine gidiyorsa, her adımı ibadettir. Eğer, herkese övünmek, keyif sürmek niyetinde ise, şeytanla beraberdir.

İsa Aleyhisselam birine sordu:
– Ne iş yapıyorsun?
– İbadetle vakit geçiriyorum.

– Nereden yiyip geçiniyorsun?
– Her ihtiyacımı kardeşim karşılıyor.

– O halde, kardeşin senden daha kıymetli ibadet yapmaktadır. 

Sponsorlu bağlantılar

Hazret-i Ömer buyurdu ki:
“Çalışınız, kazanınız ‘Allahu Teala rızkımı çalışmadan gönderir’ demeyiniz! Allahu Teala, gökten para yağdırmaz. Helal kazanmak için alışveriş ederken, helal kazanırken can vermeyi, başka şekilde ölmekten daha çok severim.”
Lokman Hekim, oğluna nasihat verirken buyurdu ki:

“Çalış, kazan! Çalışmayıp, herkese muhtaç kalanların dini ve aklı noksan olur, iyilik etmekten mahrum kalır ve herkesten hakaret görür.” 

Sponsorlu bağlantılar

Alimlerden birine sordular:
– Özü sözü doğru olan tüccar mı, yoksa geceleri namaz kılan, gündüzleri oruç tutan abid mi yüksektir?
– Emin olan tüccar daha kıymetlidir. Çünkü, şeytanla her saat cihat etmektedir. Şeytan, alışverişte, tartmada onu aldatmaya uğraşmakta, o ise Allahu Tealanın emrini, rızasını gözetmektedir.
İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretlerine sordular:

– Her gün sabahtan akşama kadar camide ibadet edip ‘Allahu Teala, benim rızkımı nereden olsa gönderir’ diyen biri, nasıl bir kimsedir?
Hazret-i İmam şöyle cevap verdi:
– Bu kimse cahildir. İslamiyetten haberi yoktur. 

İmam-ı Evzai hazretleri, İbrahim Ethem hazretlerini, sırtında bir yığın odun götürüyorken gördü.
– Niçin bu kadar sıkıntı çekiyorsun? Kardeşlerin, seni hiçbir şeye muhtaç bırakmıyor, dedi.
İbrahim Ethem hazretleri buna şöyle cevap verdi:
– Öyle söyleme, Hadis-i Şerif’te buyruldu ki: (Helâl kazanmak için sıkıntı çekenlere Cennet vacip olur.)

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...
Sponsorlu bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!