Sponsorlu Bağlantı

Dini İbretlik Hikaye, Cimrilik Hastalığı, Dini Hikaye Oku

Bu makalenin sayfa içeriği : ibretlik hikayeler, ağlatan hikayeler, dini hikayeler, hikayeler, ibretlik dini hikaye, kısa hikayeler anlamlı, ibretlik kısa hikayeler, güzel hikayeler kısa, özlü hikayeler, güzel kısa hikayeler, anlamlı kısa hikayeler, kısa ibretlik hikayeler, hayata dair yaşanmış hikayeler, kısa hayat hikayeleri,

Cimrilik, parayı harcanması gereken yere harcamaktan kaçınmaktır. Mesela yemeği olanın, aç komşusuna vermemesi, cimrilik olur… Cimrilik bir kalp hastalığıdır. Diğer kalp hastalıkları gibi; ihlas noksanlığı, iman zayıflığı ve hatta küfürle ilgisi vardır… Her hastalık, sebebinin zıddı ile tedavi edilir. Nefsin çeşitli arzularından kurtulmanın ilacı, aza kanaat ve sabırdır… Birçok cimrinin gafletle öldüğünü, hasret çektiğini, bıraktığı malı mirasçıların harcadığını göz önüne getirmelidir. Cimriliğin her bakımdan kötü olduğunu düşünmeli, cömert olmaya çalışmalıdır.

Sponsorlu Bağlantı

Dini İbretlik Hikaye

Bağdat’ta kimseye bir şey yedirmeyen, çok cimri bir adam yaşıyordu. Kendisi böyle olduğu için cömert insanları da hiç sevmezdi. Bir gün, çevresindekilere dedi ki:
-Benim, Ahmed-i Haddad’dan fazla kimseye düşmanlığım yok. Çünkü o insanlara çok ikramlarda bulunuyor…
O akşam bu cimri adamın rüyasında, bütün malının Ahmed-i Haddad’ın olacağı gösterildi. Kan ter içinde uyandı. Çok korkmuştu. Hâlâ rüyanın tesirindeydi. Kendi kendine şöyle dedi:
“Bunu önlemek için bir hile, bir yol bulmam lazım!..” İçi boş olan büyük bir baston yaptırdı. Altınlarının yarısını bastonun içine koydu. İki ucunu da sıkıca kapattı. Bastonu Dicle Nehri’ne attı… dini ibretlik hikaye

Sponsorlu Bağlantı

Bütün bu olanlardan habersiz Ahmed-i Haddad hazretleri, sandala binip karşıya geçerken, bastonunu Dicle Nehri’ne düşürdü. Kayıkçıya bir dirhem verip onu sudan çıkarmasını söyledi… Kayıkçı suya dalıp bastonu buldu. Ancak, nehirden çıkardığı baston normalden çok ağırdı. Buna çok hayret etti. Ahmed-i Haddad’ın mesleği demircilikti. Aynı zamanda diş tedavisi de yapardı… Dükkânında bastonun ucunu açtığında, içinin altın dolu olduğunu gördü… Cimri bu durumu öğrenince;

Sponsorlu Bağlantı

“Ben ne yapayım da altınlarımın öbür yarısını ona vermeyeyim…” diyerek kalanları getirdi. Un alıp ekmek pişirdi. Ekmekleri fakirlere verdi. Hikmet-i Hüda, yiyenlerin hepsinin dişleri ağrımaya başladı. Hadis-i şerifte “Cimrinin yemeği hastalık yapar” buyurulmuştur. Fakirler, ekmek paralarını Ahmed-i Haddad’a verip karşılığında dişlerini tedavi ettirdiler. Böylece, cimrinin bütün parası Ahmed-i Haddad’a geçmiş oldu. Haber, cimriye ulaşınca, birden karın ağrısına yakalandı ve bir müddet sonra da vefat etti…

Sponsorlu Bağlantı
Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!