Fedakar Eş

Bir gece eve geç geldim. Eşim akşam yemeği için masayı hazırlarken birden elini tuttum ve “Boşanmak istiyorum” dedim. Sözlerimden alınmışa benzemiyordu. Sakince ve haklı olarak nedenini sordu. Cevap vermek istemedim. Israrla tekrar sordu, yine cevap vermeyince elindeki çatal, bıçakları yere fırlattı. O gece hiç konuşmadık. Eşim yatak odasında ben salonda uyudum.

Ertesi sabah bu evi, arabayı ve şirket hisselerinin %25’ini ona vereceğimi, bir an evvel boşanmak istediğimi söyleyip evden çıktım. Yine ona, Ayşe’ye gidiyordum. 10 yıllık eşimden boşanmak zorunda kaldığım Ayşe’ye. Kalbimi Ayşe’ye kaptırmıştım ve ona hükmedemiyordum. O gece eve yine geç geldim ve yine ayrı odalarda yattık. Sabah kalktığımda masada bir not buldum. Eşim boşanmak için hiç bir maddiyat istemiyordu. Sadece çocuğumuzun sınavları bitene kadar ona belli etmeyeceğiz ve evliliğimizin ilk günlerinde olduğu gibi akşam eve geldiğimde onu yatak odasına kadar kucağımda taşıyacaktım. İlk isteği makul bir istekti. Çocuğumuzun boşanmamız dan etkilenip, sınavlarını aksatmasını istemezdim. Ama ikinci isteği… Delirmiş olduğunu düşündüm fakat kabul ettim.

Sponsorlu bağlantılar

Akşam eve geldiğimde yemek masasını çoktan hazırlamış olan karım beni kapıda bekliyordu. Hiç bir şey söylemeden onu kucağıma aldım ve yatak odasına götürüp, yatağına yatırdım. Çocuğumuz buna şaşırmıştı. İkinci akşamda eşimi kucağıma alıp yatak odasına götürürken, çocuğumuz masum masum bize gülüyordu. Üçüncü gün yine eşimi kucağıma aldığımda bana sessizce “Boşanacağımızı çocuğumuza belli etme”diyordu. Bende tamam anlamında başımı sallamıştım. O arada kucağımdaki eşime biraz dikkatli baktığımda gözlerinin altının morlaşmış olduğunu fark ettim. Boşanacak olduğumuz için gündüzleri ağlıyor olabileceğini düşünmüştüm. Fakat yüzü de kırışmaya başlamış, saçlarında seyrekte olsa beyazlar çıkmıştı. O anda 10 yıllık eşimin evliliğimiz için, ailemiz için kendini yıprattığını fark ettim.

Boşanacak olduğumuz güne kadar eşimi kucağımda yatak odasına götürmeye devam ettim. Eşimi yatağına yatırıyor ve salona dönüyordum fakat eşim salona hiç gelmiyor sabaha kadar yatıyordu. Artık sabahları beni uğurlamıyor hatta 10 yıldır hiç aksatmadığı kahvaltımı bile hazırlamıyordu. Akşam eve geldiğimde eşimi yine kucağıma aldım. Çok yorgun olmama rağmen eşim kucağımda bir bebek kadar hafif gelmişti. Çok zayıfladığını fark ettim. Üzüntüden olabileceğini düşündüm. Eşimi her akşam kucağımda taşımak ona karşı eski hislerimin depreşmesine ve onu halen eskisi kadar sevdiğimi fark etmeme yol açtı. Gerçekten de boşanmak isteyip istemediğimi tekrar düşündüm ve eşimden boşanmak istemediğimi fark ettim. Ertesi gün hemen Ayşe’ye gittim. Eşimi halen sevdiğimi ondan boşanmak istemediğimi söyledim.

Sponsorlu bağlantılar

Eve bu gün erken gidecektim. Giderken yoldan çiçek aldım. Çiçekçi not olarak ne yazdırmak istersiniz diye sorduğunda; “Sevgili Karıcığım, Seni Seviyorum ve seni ömrümün sonuna kadar kucağımda taşıyacağım” yazmasını istedim. Elimdeki çiçekle eve geldiğimde eşim ve çocuğumuz evde yoktu. Komşular, eşimin hastalandığını, ambulans ile hastaneye götürüldüğünü söylediler. Hemen hastaneye gittiğimde, karşımdaki doktor; “Eşiniz uzun süredir ağır hastaydı, bugün onu kaybettik” dediğinde kendimden nefret etmiştim. Ayşe gözümü öylesine kör etmişti ki sevgili eşimin hastalığını bile fark etmemişim. Doktor, eşimin üzerindeki benim için yazığı notu bana uzattı.

Sponsorlu bağlantılar
“Sevgili Kocacığım, seni ve çocuğumuzu üzmemek için bu ağır hastalığımı sizden gizlediğim için beni affet. Ömrümün son günlerinde, evliliğimizin ilk günlerinde olduğu gibi beni kucağında taşıdığın için teşekkür ederim. SENİ SEVİYORUM.”
Sevgili eşim 10 yıllık evliliğimizin her gününde olduğu gibi yine en büyük fedakarlığı yapmış, bizi üzmemek için hastalığını bile bizden saklayarak, kendini feda etmişti.

ÖNCEKİ HİKAYE
Yoğun bir serviste çalışan mesaisi bitmiş, tam çıkmak üzereyken çalan bir telefonla acil servise gitmek zorunda kalmıştı. Büyük bir kaza olmuş, kazazedeler acil servise getirilmişti. Aralarında çocuklarda vardı. Kazazedeler için beyin cerrahı doktoruna ihtiyaç vardı fakat doktor mesaisi bittiği için acil servise gelmek istemiyordu. Bunun üzerine…
DEVAMINI OKU…

SONRAKİ HİKAYE

Çocuğumun okulundaki veli toplantısına gittim. Öğretmen;
– Hoşgeldiniz, oğlunuz çok akıllı bir çocuk. Arkadaşlarına ve bizlere karşı duyarlı ve saygılı.Not ortalaması iyi fakat ödevlerini sıkı takip etmiyor. Lütfen siz takip edin, deyince ben de;
– Ben ödev takip etmem hocam. Kendisi yapar ise yapar, yapmaz ise sizin göstereceğiniz…
DEVAMINI OKU…
Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...
Sponsorlu bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!