Sponsorlu bağlantılar

Gülümseyen Asker (Çanakkale Savaşları)

Çanakkale savaşlarının en sert geçen cephelerinden biriydi. Erzurumlu Öksüz Hasan, kendisini yetiştiren anasının öğütleri kulaklarında çınlayarak sabahtan beri düşmanla çatışmaktaydı. Çok zayiat vermişlerdi. Yemekleri bitmiş, mataralarındaki son suları da çoktan ısınmıştı. Düşmanda çok zayiat vermişti ama çok kalabalıklardı. Fakat, Hasanın ve arkadaşlarının kararlılıkları, kalplerindeki vatan sevgisi ve Allahın izniyle düşman bu cennet topraklara giremezdi.
Tam o sırada kulakları sağır eden bir top güllesi Hasan’ın mevzisinin çok yakınına düşmüştü. Her taraf cehennem ateşini andırır gibi kızıla bürünmüştü. Hasan, aynı mevzide beraber çarpıştığı Kırşehir’li Osman’a baktı.

– Osman, nasılsın kardeşim?
– İyiyim Hasan abi, iyiyim. Yine başladı bu gavur, Allah yardımcımız olsun. Hadi Hasan abi, hadi. Şu gavura geçit vermeyelim, dedi. Osman’da ki vatan aşkını gözlerinden okuyabiliyordu.
– Bismillah, dedi ve silahını ateşledi Osman. Namlusunun baktığı yerde iki düşman askerini birden indirmişti. Cephaneleri azaldığı için iki düşman askerini ard arda görmeden ateş etmemelerini söylemişti komutanları. Düşman gemilerinden atılan bir top güllesi daha düştü, derken bir tane daha, bir tane daha…

Sponsorlu bağlantılar

Hasan, tekrar Osman’a baktı. Osman, cansiperane düşmanla çatışıyor, her mermi gönderdiğinde gülümsüyordu.
– Neden gülümsüyorsun kardeşim?  diye sordu Hasan. Çünkü, kanlı bir savaşın içindelerdi ve gülünecek bir durum değildi bu.
– Bir tane daha gavuru indirdim Hasan abi, bu topraklara geldiğine pişman olmuştur, dedi. Sonra Hasan’da bir mermi gönderdi ve o da gülümsemeye başladı. Hava kararmıştı fakat düşman adım adım gelmeye devam ediyordu. Düşman ile mevzilerinin arası 20-25 metreye kadar düştüğü bir anda Osman’ın olduğu mevziden atık silah sesi gelmiyordu.

Sponsorlu bağlantılar

– Osman kardeşim, bir tane daha gavur indirdim. Hadi kardeşim, biz burada oldukça bu düşman buradan öteye geçemeyecek. Hadi kardeşim dayan, dedi Hasan. Osman’dan ses gelmiyordu. Hasan, Osman’ın olduğu tarafa tekrar baktı. Osman kımıldamıyordu. Yanına gittiğinde, gavurun mermisinin Osman’ın boynuna saplanıp onu şehit ettiğini anlamıştı. Osman’ın başını kollarının arasına aldığında, Osman yine gülümsüyordu. Uzun bir süre Osman’ın yüzüne baktı. Osman, halen gülümsüyordu.
– Vay kardeşim, bir gavuru daha indirdin, bu topraklara geldiğine pişman ettin herhalde…

Sponsorlu bağlantılar

Çatışma sabaha kadar sürmüştü. Sabah olduğunda ölüleri toplamak için verilen arada cepheye gelen Türk askerleri komutanlarına, Osman ve Hasan’ın şehit olduklarını haber vermişlerdi. Komutanlar mevziye geldiler, Osman ve Hasan’ın halen gülümsediklerini gördüklerinde çok şaşırmışlardı.

Sponsorlu bağlantılar

Önceki Hikaye
Hz. Ali evine erzak almak için evden çıkar. Yolda bir adama rastlar. Elinde besili bir deve;
– Ya Ali, bu deveyi sana satmak isterim, üstelik ucuza vereceğim, diye teklifte bulunur.
– Param yok, der Hz. Ali.
– Olsun sorun değil. Bu deveyi sana vermeyi çok istiyorum. 150 dirhem bu deve. Al sonra ödersin, der fakat…
DEVAMINI OKU…

Sonraki Hikaye
Bir zamanlar Çin’de bir adam o kadar aç ve bitkin düşmüş ki, dayanamayıp bir armut çalmış. Adamı yakalayıp cezalandırmak üzere İmparator’un karşısına çıkarmışlar. “Haşmetli imparatorumuz eğer beni affederseniz, bu sihirli armut çekirdeğini size hediye ederim. Yalnız bu çekirdeği, ömründe hiç hırsızlık yapmayan birisi ekmesi lazım ki;…
DEVAMINI OKU…

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!