Her Müslümanın Bilmesi Gereken İslam Dininde 10 Esas

Bir Müslüman olarak İslami hassasiyetlere dikkat ediyoruz. Ancak birçok bilgimiz camilerden dinlediğimiz vaazlar neticesinde edindiğimiz kulaktan dolma bilgiler. Peki, İslami kavram ve terimleri ne kadar biliyoruz? İşte, islami açıdan önemli her Müslümanın bilmesi gereken İslam dininde 10 esas.

Her Müslümanın Bilmesi Gereken İslam Dininde 10 Esas

Taberani’de bildirilen bir hadis-i şerifte, İslamiyet’in şu on esasından biri noksan olan kimsenin, zararda olduğu bildirilmektedir:
1- La ilahe illallah, Muhammedün resulullah demek
Müslüman olmak için, bu kelime-i tevhidi, inanarak söylemek gerekir. Müslüman olan bir kimseye, ilk önce “La ilahe illallah, Muhammedün resulullah” kelimesinin manasını bilmek ve inanmak farzdır. Bu kelimeye, kelime-i tevhid denir. Kısaca manası, “Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam da Onun Resulüdür” demektir. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanmak ve hepsini beğenmek demektir.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Amellerin kıymetlisi La ilahe illallah demektir.) [Hakim]
(La ilahe illallahı çok söyleyerek imanınızı tazeleyin!) [Taberani]
(La ilahe illallah diyen bela ve sıkıntılardan kurtulur.) [Bezzar]

2- Namaza devam etmek
Namazı doğru kılan, Allahü teâlânın sayılamayacak kadar çok olan bütün nimetlerine şükretmiş sayılır. Nitekim, “Namaz, şükrün bütün aksamını toplar” buyuruluyor. Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

“İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur.” [Bakara Suresi 277]

3- Zekât vermek
Kur’an-ı kerimde, zekât çok yerde namazla birlikte emredilmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

“Allah’a ve Resulüne inanan, malının zekâtını versin!” [Taberani]
“Zekât vermekle müslümanlığınız mükemmel hâle gelir.” [Bezzar]
“Zekât vermeyene Allahü teâlâ lanet eder.” [Nesai]
4- Oruç tutmak
Ramazan ayında, bir ay oruç tutmak farzdır. (Bakara 185)

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
“Oruç tutan dostum, tutmayan ise düşmanımdır.” [Beyheki]
“Ramazan orucunu tutup ölen, Cennete girer.” [Deylemi]

5- Hacca Gitmek
Mekke-i mükerreme şehrine gidip gelinceye kadar, geride bıraktığı çoluk-çocuğunu geçindirmeye yetişecek maldan fazla kalan para ile oraya gidip gelebilecek kimsenin, ömründe bir kere, Kâbe-i şerifi tavaf etmesi ve Arafat’ta durması farzdır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

“Yoluna gücü yetenlerin Beytullahı haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.” [A.İmran 97]
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
“Haccı kabul olanın, bütün günahları affolur.” [Beyheki]
“Hac yolunda harcanan mal için, yediyüz misli sevap verilir.” [Beyheki]
“Hac etmek için Mekke’ye giderken ve oradan dönerken ölene, ahirette terazi kurulmaz, hesaba çekilmez ve günahları affedilir.” [İsfehani]
6- Cihad etmek
Önemli bir ibadettir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

“Allah yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.” [Maide 35]
Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
“İnsanların en üstünü, canı ve malı ile Allah yolunda cihad edendir.” [İ.Ahmed]
“Cihadın en faziletlisi, farzları ifa etmektir.” [Taberani]

7- Emr-i maruf
İyiliği emretmek, yaymak demektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

“İmkanı var iken, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmayan bizden değildir.” [Tirmizi]
8- Nehy-i münker
Kötülükten sakındırmak demektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

“Şehitten üstün mücahid, emr-i maruf ve nehy-i münker yapandır.” [İ.Gazali]

9- Cemaate katılmak
Birlikte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

“Cemaatten ayrılan yüzüstü Cehenneme düşer.” [Taberani]
10- Taat
Allahü teâlânın beğendiği şeylerdir. Bunları yapan müslüman sevaba kavuşur. Allahü teâlânın beğendiği şeylerin hiçbirini yapmayan kimse, elbette büyük zarara uğrar.

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
“Beni [taatle] zikredin ki, ben de sizi [rahmetle] zikredeyim” [Bakara Suresi 152]
Hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
“Allahü teâlâ, taatten gafil olan kimseyi sevmez.” [Deylemi

Önceki Hikaye
19. yüzyılda Almanya’nın Mülheim kasabasında Ren Nehrinin bir yakasında Almanlar, öbür yakasında da Fransızlar yaşardı. Fransızlar her sene Ren Nehrinin Almanların yaşadığı tarafına geçer, Alman çiftçilerin o sene yetiştirdiği bütün mahsulü zorla toplar geri dönerlerdi. Almanlar Osmanlıdan yardım isteyince Padişah şöyle bir çözüm buldu. DEVAMINI OKU…

Sonraki Hikaye
Delikanlı katı yürekli bir kızı sevmişti ve onunla evlenmek istiyordu. Ancak kız evlenmek için korkunç bir şart ileri sürüyordu. “Bana olan sevgini ölçmek istiyorum” dedi. “Köpeğime yedirmek için bana annenin kalbini getireceksin.” ve genç katı yürekli kızın isteğini yerine getirebilmek için korkunç planını uygulamaya başlayınca… DEVAMINI OKU…

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!