Sponsorlu bağlantılar

İbretlik Kısa Hikayeler

Güzel ve Çirkin

Çok güzel, sarışın, mavi gözlü, uzun boylu bir bayan yolda giderken bir zenci ile karşılaşır. Zenci adamın ten rengi çok siyahtır. Hani kömür karası derler ya… Sarışın ve güzel kadının kendisine ten renginin çok siyah olmasından dolayı alaycı bir şekilde baktığını anlayan zenci adam, kadına yaklaşır ve şöyle der;
– Ünlü bir ressamın elinden çıkmış, muhteşem bir tablo gibi güzelliğinizle bana neden baktığınızı sorabilir miyim? Kendini beğenmiş sarışın kadın;
– Ten renginiz çok koyu olduğu için baktım, deyince zenci adam şu ibretlik cevabı verir.
-Benimi beğenmediniz yoksa beni boyayan ressamı mı? Oysa ki her ikimizde aynı ressamın eseriyiz.

Padişaha Hediye

Köylünün biri padişaha yeni mahsul elma hediye etmek istemiş. Yolda giderken karşılaştığı bir arkadaşı muziplik olsun diye “Padişahımız elma sevmez en iyisi sen ona ağzına layık zeytin götür” diye akıl vermiş. Halbuki padişah zeytini hiç sevmezmiş.
Köylüden padişaha zeytin götürmüş. Bunu gören padişah çok sinirlenmiş ve köylünün zeytin ile dövülmesini emretmiş. Köylü, her zeytin tanesinin başına deymesinden sonra;
– “Çok şükür, dermiş. Padişah buna bir anlam verememiş ve sormuş.
– Be adam hem dayak yeyip, hemde şükür edersin, nedir bunun manası?
– Aslında ben size elma getirecektim. Bir akıllı arkadaşımın tavsiyesiyle zeytin getirdim. Elma getirseydim benim halim nice olurdu şimdi. Ona şükrediyorum, demiş köylü.

Sponsorlu bağlantılar

Kayserili

Kayserilinin biri Almanya da bir hemşehrisiyle karşılaşır. Biraz sohbet ettikten sonra:
– Ne iş yapıyorsun burada? diye sorar.
– Geldiğimden beri aynı fabrikada çalışıyorum” cevabını verir. Arkadaşı buna kızar, hiddetle;
– Ne biçim Kayserilisin sen? Onca zaman çalış da fabrikanın sahibi olma. Olacak iş için bu?” diye söylenince hemşehrisi şu cevabı verir.
– Olamam tabi, fabrikanın sahibi de Kayserili de ondan.”

Sponsorlu bağlantılar

Doğruları Söylemek

Ormanın kralı aslan bir gün;
– Ben bu ormanların kralıyım ama hayvanları yeterince tanımıyorum. Onları sarayıma çağırayım da onlarla tanışayım, diye düşünmüş. Bir ferman çıkarmış, hayvanları davet etmiş. Önce ayı gelmiş. Sarayın dekorunu beğenmeyen ayı;
– Öfff!.. Ne kadar düzensiz bir yer” demiş. Bunu hakaret sayan aslan, bir pençe darbesiyle ayıyı yere sermiş. İkinci gelen davetli maymun olmuş.
– Bu ne güzel saray, Cennetten bir köşk gibi, demiş. Aslan, bu yağcılığı da beğenmemiş. Bir pençe darbesiyle onunda işini bitirmiş. Sıra tilkiye gelmiş. Tilki bu… Kurnazmı kurnaz… Yerde ayı ile maymunu görünce olanları anlamış, tek laf etmemiş. Aslan sormuş;

Sponsorlu bağlantılar

– Söyle bakalım, sarayın dekorunu beğendin mi? Tilki biraz düşündükten sonra;
– Kralım, benim gözlerim görmez zaten âmâ sayılırım. Gözlerim fazla görmez benim.” demiş.
Doğruları açıkça söylemek bazen başımıza iş açabilir. Fakat doğruları söylememek adına da dalkavukluk, yalakalık yapmanın sonu vahim olabilir.

Sponsorlu bağlantılar
Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!