Sponsorlu Bağlantı

İnsanın Nefsini Devre Dışı Bırakması, İbretlik Dini Hikayeler

Bu hikayenin sayfa içeriği : ibretlik hikayeler, ibretlik dini hikayeler, ağlatan hikayeler, dini hikayeler, hikayeler,
Cüneyd-i Bağdadi hazretleri ordu ile bir sefere katılmıştı. Ordu kumandanı ona bazı kıymetli hediyeler gönderip, lütfedip kabul etmesini istedi. O da istemeyerek alıp, hepsini sefere katılan gazilere dağıttı. Ertesi gün, “Niçin onları kabul ettim” diye kendi kendini kınamaya başladı. Bu sıkıntı ile bir gün istirahat için uyuduğunda, rüyasında, Cennette çok süslü köşkler gördü. “Bunlar kimin?” diye sordu. Kendisine denildi ki:

Gazilere mal ile yardım edenlerin.
Onlara dedi ki:
Bana da bir şey var mı?

Tavsiye Yazı
Hayattan Ders Veren Hikayeler / Kendi ayakları üzerinde durmak

Sponsorlu Bağlantı
En güzel ve büyük olan köşkü gösterip;
– İşte bu senindir” dediler. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri;
Onlardan üstün tutulmamın ve en iyisinin bana verilmesinin sebebi nedir?” diye sorunca dediler ki:
Onlar mallarını sevap bekleyerek verdiler. Bu sebeple verilen saraylar, ona göredir. Sen ise, o malı kabul etmekle yanlış bir iş yapmaktan korkarak, nefsini hesaba çekerek dağıttın. İbadetlerinde, iyilik ve hayır hasenatında nefsini devre dışı bırakıp ona pay vermeyenin, onu azarlayıp hesaba çekenin mükafatı da elbette farklı olur!..

Din büyükleri buyuruyor ki: “İnsanın en büyük düşmanı nefsidir. Daha sonra kötü arkadaş ve şeytan gelir. Kötü arkadaş ve şeytan da nefse tesir ederek insana zarar vermeye çalışırlar. Onun için nefsin, emmarelikten (taşkın olmaktan) temizlenmesi gerekir. Çünkü nefis, kafirdir, daima Allah-u Tealaya isyan etmek ister. Şeytan, verdiği vesveseye insanın uymadığını görünce, bundan vazgeçer, başka bir vesvese verir. Alimler, şeytanı köpeğe benzetmiştir. Köpek kovalanınca kaçar ise de, başka taraftan yine gelir. Nefs-i emmare ise kaplan gibidir, saldırması ancak öldürmekle biter. Nefsimiz de ölünceye kadar yakamızı bırakmaz. Bunun için nefsi tanımak ve zararlarından korunmak gerekir…”

Sponsorlu Bağlantı

Nefisi her zaman aşağılamak gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Nefsini zelil eden, dinini aziz etmiş, nefsini aziz eden de dinini aşağılamış olur.) [Ebu Nuaym] 
Kalbi, nefsin elinden kurtarmak için, nefsi ezmek, kalbi kuvvetlendirmek gerekir. Bu da, Resulullah efendimize uymakla olur. Kalbini, nefsinin pençesinden kurtaran kimse, bir evliyanın Resulullahın vârisi, Allah’ın sevgili kulu olduğunu anlar… Alıntıdır…

Sponsorlu Bağlantı
Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

1 Cevap

  1. 12 Mayıs 2020

    […] kendi ayaklarımın üstünde durdum. – Şu insanlar ne gariptir. Rabbim yarattığı bütün mahlukatın rızkını hesapsız, gönderiyor ve başıboş bırakmıyor da, insanlar yaratanın emri olduğu […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!