Mersin Akkuyu Nükleer Santrali

Mersin Akkuyu Nükleer Santrali

Türkiye’nin 60 yıllık nükleer güç hayalini gerçekleştirme yolundaki ilk adım Mersin Akkuyu’da atıldı. Türkiye Cumhuriyeti 100. yılında nükleer enerji üreten ülkeler arasına katılacak. Rusya ile Türkiye arasında 2010 yılında imzalanan anlaşma ile Türkiyenin ilk nükleer santralinin temelini Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin attı. Türkiye’nin 100. yaşına basacağı 29 Ekim 2023’te devreye girecek nükleer santral ile, ülkemizde nükleer enerji üreten ülkeler ailesine katılmış olacak.Akkuyu Nükleer SantraliMersin Akkuyu’da temeli atılarak yapımına başlanan santral, toplamda dört reaktörlü olacak ve ilk reaktör 2023 yılında devreye girecek. Böylece Cumhuriyetimizin 100. yılını enerji alanında önemli bir eserle taçlandırmış olacağız. Bu santral Türkiye için önemli bir milat olacak. İklim ve mevsim şartları ne olursa olsun, kesintisiz elektrik üretebilecek olan bu santralin inşaatında 10 bin, işletmesinde ise 3500 kişi istihdam edilecek

Peki bu santral nasıl kurulacak? Ne kadara mal olacak? Türkiye’nin bu santralden beklentileri ne olacak?

Santral Nasıl Kurulacak?

Dünyada ilk olarak 1950’li yıllarda kurulmaya başlanan nükleer santraller, dünya enerji üretimindeki payların yüzde 11’e ulaşmasıyla ciddi bir kaynak haline geldi. Dünyada halen 31 ülkede toplam 450 adet nükleer santral aktif olarak çalışıyor ve 55 adet santral de şu anda yapım aşamasında bulunuyor. ABD 99 adet nükleer enerji santrali ile dünyada birinci sırada yer alırken, Fransa 58, Japonya 42 adet nükleer enerji santrali ile kendi enerjisini üretiyor. Türkiye’de enerji alanında dışa bağımlılığını azaltabilmek için temelini attığı Mersin Akkuyu nükleer santralini, Rus devlet şirketi Rosatom inşa ediyor. Santral, her biri 1200 megavat olan dört üniteden oluşacak ve ilk ünite 2023 yılında faaliyete geçecek. Diğer reaktörlerin, birer yıl arayla tamamlanması ve işletmeye girmesi bekleniyor.

Sponsorlu bağlantılar

Santral Ne Kadara Mal Olacak?

Rus devlet şirketi Rosatom tarafından yapılacak olan santral toplamda 20 milyar dolara mal olacak. İlk reaktörü 2023 yılında faaliyete geçecek olana santralde üretilmesi planlanan elektriğin  ünite 1 ve ünite 2’nin yüzde 70, ünite 3 ve ünite 4’ün yüzde 30’unu 15 yıl boyunca 12.35 dolardan Türkiye satın alacak. Rus devlet şirketi Rosatom, ürettiği elektriğin Türkiye’ye sattıktan sonra geriye kalan kısmını da serbest piyasada satabilecek.

Nükleer Santraller Çevreye Zararlı mı?

Türkiye ve Dünya nüfusu hızla çoğalmaktadır. Tüm dünya ülkeleri gibi ülkemizin de enerji ihtiyacı vardır. Devletin de bu ihtiyacı karşılama zorunluluğu ve görevi vardır. Elektrik günümüzde en temel ve vazgeçilmez enerji kaynağıdır. Evlerimizdeki ve iş yerlerimizdeki tüm alet ve makinelerimizi her daim çalıştırabilmek için elektrik ihtiyacımız vardır. Tüm bunlar için de her ülke elektrik ve enerji ihtiyacını karşılamak durumundadır. Bunun içinde gerekli alt yapıyı yakalayabilmiş devletler enerji santralini kurma faaliyetine girişmişlerdir. Vazgeçilmez, temel enerji kaynağımız olan elektrik için nükleer enerji santrallerini kurmak gerekli midir? Nükleer enerji santralleri çevreye zararlı mıdır? Elbette zararlıdır fakat dünyada nükleer santraller konusunda epey tecrübe birikti. Santrallerin çevreye zararını sıfıra indirmek şuan için mümkün değildir fakat sıfıra yakın zararla üretim yapabilen ülkeler vardır. Mersin Akkuyu’da yapımına başlanan nükleer enerji santrali Rus devlet şirketi Rosatom tarafından yapılıyor. Bu santralde Türk mühendisler de görev yapacak ve bu mühendislerin eğitimi yine bu şirket tarafından verilecek ve çevreye verdiği zarar en aza indirilmeye çalışılacak.

Sponsorlu bağlantılar
Nükleer Santrallerin Zararları Nelerdir?

Nükleer enerji üreten santrallerde elektrik üretimi sonrasında açığa çıkan radyoaktif atıkların oluşturduğu tehdit az buz değildir. Üstelik dünya halen bu meseleyi çözebilmiş değildir. Bir çok ülke, “Atıkları ne yapsak da yok etsek” diye çalışmalar sürdürmektedir. Mersinde inşaatına başlanan santralin, atık yönetimini de yine Rusya yapacak. Orta ve düşük yoğunluklu atıklar Rusya’da depolanacak. Fakat yüksek yoğunluklu atıklar için yer arayışının sürdüğü biliniyor. Akkuyu santralinin yapımından üretime geçmeye kadarki her aşamada tesis ve çevresi için gereken güvenlik koşullarına da tam olarak uyulması zorunluluğu vardır. Nükleer santrallerin bunca zararlarına karşın, enerji konusunda dışa bağımlılığımızı azaltmak için, kendi enerjimizi kendimiz üretebilmeliyiz. Gereken tedbirler alındığı taktirde nükleer santraller ülkelerin kalkınması açısından kaçınılmaz gereklilik olduğu da unutulmamalıdır.

Sponsorlu bağlantılar
Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...
Sponsorlu bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!