Sponsorlu bağlantılar

Ne Kadar Zengin Olduğumu Hatırlamak İçin

Üzerinde yırtık pırtık elbiseleri olan iki çocuk kapımı çaldılar. “Eski gazete veya kartonlarınız var mı Bayan?” diye sorduklarında önce hayır demek istedim. Oysa ki mutfakta çok işim vardı. Üzerlerindeki eski kıyafetlerini ve ayaklarındaki yırtık ayakkabıları görünce sustum. Üstelik ayakları su içindeydi.

“İçeri girin de size bir şeyler ikram edeyim” dedim. Hiç konuşmadan girdiler içeri. Islak ayakları halıda iz bırakmıştı. Çayın yanında reçel ekmek de hazırladım onlara. Belki dışarıdaki soğuğu unutabilirler, birazcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar iştahla yemeklerini yerken onları izliyordum. Küçük kız çayını bitirdikten sonra elindeki boş fincana bakıyordu. Erkek çocuğu bana dönüp “Bayan siz çok zengin olmalısınız” diye sorduğunda “Zengin mi? Yok hayır!” diye yanıtladım.

Sponsorlu bağlantılar

Kız uzun uzun baktığı boş fincanı tabağına yerleştirdi ve “sizin fincanlarınız, fincan tabaklarınız takım” dedi. “Üstelik mutfakta yemeğiniz pişiyor, sobanız yanıyor” diye ekledi. Duvarda asılı duran eşimin ve çocuklarımın fotoğrafına bakıp. “Eşiniz ve çocuklarınız çok şanslı, akşam eve geldiklerinde sıcacık bir eve gelecekler ve nefis yemeklerinizi yiyecekler” dediğinde anladım ki, sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.

Sonra evde bulunan eski gazeteleri ve kartonları verdim onlara. Teşekkür bile etmeden çıkıp gittiler. Zaten buna gerek yoktu. Bliyorum ki, bir kimseye edilecek iyiliğin en mükemmeli, o kimseyi minnet altında bırakmayandır. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı. Düz beyaz fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim çorbanın tadına baktım. Lezzetli ve sıcacıktı. Masamızda yiyecek yemeklerimiz, başımızı sokacak sıcacık bir evimiz vardı. İki tane çocuğum, bir eşim ve eşimin de bir işi.

Sponsorlu bağlantılar

Bütün bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi uyum içindeydi. Çocukların oturdukları sandalyeleri sobanın yanından kaldırdım, yerlerine yerleştirdim. Çocukların ıslak ayaklarının çamur izleri, halının üzerindeydi. Silmedim o izleri. Silmeyeceğim de. Olur da bir gün unutursam “Ne kadar zengin olduğumu hatırlamak için” o izlere bakacağım.

Akşam eve geldiklerinde çocuklarıma ve eşime uzun uzun sarıldım ve Allah’a bütün verdikleri nimetleri için tekrar tekrar şükrettim.

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!