Sponsorlu bağlantılar

Öğretmenim Çilek Ne? Hayattan Umut Hikayeleri.

Sizce bir insan, bir insanın hatta bir köyün kaderinin değiştirebilir mi? Evet değiştirebilir. Bugünkü hikayemiz de buna tanık olacağız. Bu hikayemizi okuduktan sonra “Dünyada ne güzel insanlar varmış” diyeceksiniz. Bu hikayemizi okuduktan sonra içiniz umutla dolacak ve bir köyün kaderini değiştiren bu güzel insanla tanışacaksınız.

“Öğretmenim Çilek Ne?” 

Hikayemizin kahramanı bir öğretmen. Hem de “Öğretmen olmak tam da buymuş” diyeceğiniz bir öğretmen.
Diyarbakır’ın bir dağ köyünde ilköğretim okulunda görev yapan hikayemizin kahramanı olan öğretmen, Matematik dersinde ;
– Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır? Diye öğrencilerine bir soru soruyor.
Öğrenciler:
– Öğretmenim çilek ne? Diyorlar.
Öğretmen:
– İşte çocuklar çilek, diyor.
– Biz hiç çilek yemedik, diyorlar.
Bunun üzerine öğretmen pes etmiyor, Bursa’daki tarım firmalarına toprak numunesi yolluyor ve diyor ki;
– Bu toprakta çilek yetişir mi ?

Sponsorlu bağlantılar

Bursa’daki firmalardan cevap geliyor.
– Evet Diyarbakır şartlarında çilek yetişir.
Hatta mektubun yanında çilek fideleri ve yetiştirme şeklini anlatan bir tarif yolluyorlar. Öğretmen öğrencilere okuyor nasıl yetiştirileceğini, çıkarıyor bahçeye ve diyor ki:
– Bu sene size matematikten sınav yok.
Öğrenciler:
– Eee nasıl not alacağız öğretmenim?
Hepsine bahçeyi kazdırıp, çilekleri diktirip, can sularını verdikten sonra her birine dörder çilek fidesi verip:
– Şimdi gideceksiniz evinize anne babanıza ben size nasıl öğrettiysem sizde onlara öyle öğreteceksiniz.

Sponsorlu bağlantılar

Çocuklar gidiyorlar evlerine hepsi anlatıyorlar anne-babalarına ve çilekleri dikiyorlar, öğretmen diyor ki:
-Çilek mevsimi gelince getireceksiniz tabakta on tane çileğe bir not alacaksınız.
Çilek hasat mevsimi gelince, çocuklar tabakları getiriyorlar, çilekleri sayıyor öğretmen, eksik olanlara da tam not veriyor ve sonra diyor ki:
– Çocuklar nasılmış tadı?
Öğrenciler:
-Valla ucunda not vardı diye yiyemedik.
– Hadi bakalım yiyin. Diyor öğretmen.
Çocuklar ağızlarını burunlarına bulaştıra bulaştıra yiyorlar çilekleri. Aradan iki yıl geçtikten sonra çilek girmemiş o köyün halkı şu anda Diyarbakır’ın pazarında çilek satıyorlar.
Şimdi düşünüyorum da, öğretmen olmak bu işte gerçekten… Tahtada müfredat anlatmak değil… Bulunduğun yere, bulunduğun ülkeye, okula bir şeyler katmak…
ADINI BİLMEDİĞİMİZ BU ÖĞRETMENE EN DERİN SEVGİ VE SAYGIYLA.
Hikayenin kaynağı : Alıntıdır.

Sponsorlu bağlantılar
Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!