Sonraki Nesillere Aktarılması Gereken 13 Hazır Cevaplar

Diyojen çarşıda gezerken dar bir sokaktan geçmektedir. Sokağın karşısından soylu, zengin bir adam gelmektedir. Fakat bu dar sokaktan birinin yol vermesi gerekir tabi… Soylu adam;
“Ben sefil bir adamın önünden asla çekilmem der” der. Diyojen de cevaplar;
“Ben çekilirim, buyrun.”
Diyojen Hazır Cevaplar
Napeleon’un yenilmez denilen ordularını mağlup eden İngiliz generali Arthur Wellesley, savaş sonrası Viyana’da bir resepsiyona davet edilir. Salona girer girmez orada bulunan tüm Fransız askerler ona sırtını döner. Bu küstah davranışın üzerine resepsiyon görevlisi bir kadın Wellesley’nin yanına koşar ve
“Askerlerin kabalığı için özür dilerim” der. General hiç bozuntuya vermez.
“Sorun değil. Sırtlarını daha öncede gördüm.”
Hazır Cevaplar Napolyon

İkinci Dünya Savaşı gazisi bir Amerikalı, hayatının son günlerini yaşamaktadır. Ölmeden önce görmek istediği Paris’e gider. Havaalanında pasaport kontrolünden geçmeye çalışmaktadır. Polis:
“Daha önce Fransa’ya giriş yaptınız mı?” diye sorar. Gazi:
“Bir kez gelmiştim.” Polis:
“Eğer gelmiş olsaydınız, sıraya girmeniz gerektiğini bilirdiniz.” Gazi:
“Memur Bey. En son Fransa’ya giriş yaptığımda 1944 yılı Haziran ayıydı ve pasaportumu göstermeye gerek bile duymamıştım.”
Paris Gif

Sponsorlu bağlantılar

İlka Chase aslen bir film yıldızıdır. İlk romanı New York 22’yi yazdığında büyük bir başarı yakalar. O günlerden birinde bir başka aktrist yanına gelir. Aktrist:
“Romanın gerçekten harikaydı canım. Kime yazdırdın? Chase:
“Beğendine çok sevindim canım. Kime okuttun?”
İlka Chase

İngiliz politikacı John Wilkes’a bir rakibi;
“Sonunuz Frengi hastalığından mı yoksa darağacından mı olacak, merak ediyorum” der. Wilkes yanıtlar;
“Karınızdan ve politikalarınızdan uzak durduğum sürece ikisi de olası gözükmüyor.”
Hazır cevaplar siyaset

Sponsorlu bağlantılar

Bir adam dünyaca ünlü müzik dehası Mozart’ın yanına gelir… Adam;
“Bay Mozart, müzikte yeniyim. Sizin gibi senfoni yapmak istiyorum. Bana tavsiye veriniz” der. Mozart;
“Senfoniler çok karmaşık ve zordur. Yeni başlayanlar için ideal değildir. Bunun yerine küçük ve kolay parçalarla başlayınız. Daha sonra senfonilere yol alabilirsiniz” der. Adam;
“Ama bayım, siz 8 yaşında senfoni yazdınız” der. Mozart;
“Evet ama ben kimsenin tavsiyesine ihtiyaç duymadım.”
Mozart

İngiliz bir gazeteci Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Gandhi ile röpartaj yapmaktadır.
“Batı medeniyeti hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sorar. Gandhi’nin cevabı muhteşemdir.
“Olsa iyi olur.”
Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Gundhi, İngiltere kralının huzuruna çıkmaya hazırlanmaktadır. Fakat üzerindeki düz kumaştan ibaret klasik giyiminin kralın huzuruna çıkmaya yeterli olmadığı söylenir. Gandhi ise bunu son derece sakin bir şekilde cevaplar.
“Merak etmeyiniz. Kralın üzerindeki kumaşlar ikimize de fazlasıyla yeter yeter.”
Gandhi

Amerika Birleşik Devletleri 16.başkanı Abrahan Lincon, iki yüzlü olmakta suçlamaktadır. Bir röportaj sırsında bunu kendisine söyleyen bir gazeteciye gülümseyerek cevap verir
“Eğer söylediğin gibi iki yüzlü olsaydım, sence bunu kullanır mıydım?”
Abrahan Lincon

Bir meclis üyesi Britanyalı Churehill’e
“Yoksa ben konuşurken uyuya mı kaldınız. Bay Churehill?” Diye sorar. Churehille cevap verir.
“Hayır tamamıyla isteyerek oldu.”
Churehill’ den sonra başbakan olan işçi partisi lideri Clement Attlee ile Churehill meclisin tuvaletinde karşılaşırlar. Churehill en uzaktaki pisuvarı kullanır.
Hazır cevaplar siyaset
Attlee:
“Bay Churehill, neden beni gördüğünüzde hep kaçıyorsunuz?” Diye sorar Churehill
“İktidara geldiğiniz bütün büyük üretim araçları kamulaştıracağınızı söylediniz. Bende benimkini koruyorum.” Attlee:
“Merak etmeyiniz, o kadar küçüklerine dokunmayacağız.”

Bir tanıdığı Necip Fazıl ile karşılaşır. Üstat Necip Fazıl’ı sakalları uzamış haliyle görünce.
“Üstat, maymuna dönmüşsün” der. Necip Fazıl da bunu üzerine;
“İyi birazda duvara döneyim” der ve yönünü değiştirir.
Necip Fazıl Kısakürek

Cumhuriyet ilanından sonra Atatürk ile İtalyan lider Mussulini’nin elçisi arasında bir toplantı gerçekleşmektedir. Elçi, İtalya’nın Akdeniz üzerindeki yeni isteklerini anlatmaktadır. Atatürk hiç konuşmaz, bir süre dinledikten sonra izin ister ve odadan çıkar. Geri döndüğünde daha önce hiç giymediği Mareşal üniforması vardır. Elçiye döner ver
“Şimdi devam edin” der. Bu noktadan sonra susma sırası İtalyan elçide dir.
Atatürk ve italyan elçi

Ünlü Lewis Marris bir gün telaş içerisinde Oscar Wilde’ın yanına gelir. Ondan şairlik ile ilgi tavsiye olmak istemektedir. Marris;
“Bir komplo var bu aralar bana karşı. Şiir yazmamı engelliyor ve beni susturmaya çalışıyor? Sizce ne yapmam gerekiyor?” Wilde:
“Komploya katıl.”

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...
Sponsorlu bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!