Tarihte Verilmiş İbretlik Hazır Cevaplar

Hürmetin Böylesi

“Putkıran” lakaplı Hindistan fatihi Gazneli Mahmud’un “Muhammed” isminde çok sevdiği bir hizmetçisi vardır. Sultan Mahmud bu hizmetçisini sürekli ismiyle çağırmaktadır. Fakat sadece bu hizmetçisine farklı derecede sevgisi ve muhabbeti vardır Sultan Mahmud’un.

Günün birinde Sultan bu hizmetçisini huzuruna çağırmıştır. Fakat her zamankinden farklı olarak ismiyle değil de, babasının ismiyle çağırmıştır. Başta hizmetçisi olmak üzere herkes bu duruma şaşırmıştır. Sultanın bu hizmetçisini çok sevdiğini ve bu güne kadar da ismi haricinde farklı bir şekilde onu çağırdığını kimse duymamıştır.

Sponsorlu bağlantılar

Bu durum hizmetçisini kalbini kırmıştır. Çünkü o da Sultanın neden bu şekilde çağırdığını merak etmektedir. Böyle davranmasının sebebini Sultanına sorması üzerine Peygamberimizin delicesine aşığı olan Gazneli Mahmud, “Evladım! Her gün sana isminle hitap ediyordum. Zira abdestli bulunuyordum. Şu anda ise abdestim yok. Bu nedenle ismini abdestsiz olarak söylemekten hayal ediyorum Onun için seni babanın ismiyle çağırdım” cevabını verir.

Mezardakilerde Nüfusumuza Dahildir

Cumhuriyetin ilk yıllarında, Yahya Kemal’in İspanya Madrid büyükelçisi olduğu bir dönemde, kendisine Türkiye’nin nüfusu sorulduğunda Üstad tereddütsüz “80 milyon” der. “Ne diyorsunuz Sayın Büyükelçi? Biz 10-15 milyon diye biliyorduk” dediklerine, üstad yine tereddütsüz cevap verir. “Biz ölülerimizle birlikte yaşarız, mezardakilerde de Nüfusumuza Dahildir.”

Sponsorlu bağlantılar

İade-i Ziyaret

Fransa’da bulunan bir politikacımıza “Osmanlıların Viyana önlerinde ne işi vardı?” diye sorduklarında, “Sadece iade-i ziyaret” diye cevap vermiş. “Haçlı seferlerinin iade-i ziyareti”

Sponsorlu bağlantılar

Biz Senin Cemaziyel Evvelini de Biliriz

Osmanlı devleti döneminde sarayın arşivde saklı tutulması gereken resmi evrakları, her ay bir çuvala konulur ve üzerine evrakların hangi aya ait olduğunu belirten tarih yazılırdı. Sarayda görevli bu hizmet birimlerinden birinin amiri, her zaman memurlarına doğruluk ve dürüstlükten nasihat verirdi.

Bir gün kendi birimindeki memurlardan birinin,  amirine işi düşer ve evine gitmesi gerekir. Memur, amirinin evine vardığında, amiri onu arşiv evraklarının içine konduğu çuvallarda yapılmış bir pijama ile karşılar. Memur işini bitirip geri dönerken, arkasını dönen amirinin sırtında “Cemaziyel evvel “(Ben onun eski hâlini de bilirim mânâsında kullanılır.)” yazdığını görür.

Anlaşılan, her zaman doğruluktan ve dürüstlükten bahseden amir, arşiv evraklarının saklandığı çuvallara el koyup kendine pijama takımı diktirmiş ve “Cemaziyel evvel” yazan kısmı da sırtına denk gelmiştir. Ertesi gün yine doğruluk ve dürüstlükten nasihatler vermeye başlayan amirine karşı, memuru şöyle seslenir. “Biz senin Cemaziyel Evvelinide de biliriz amirim.”

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...
Sponsorlu bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!