Tarihte Yaşanmış İlginç Olaylar

Acı Gerçekler

İtalyanların, Libya’yı bizden koparmak için Avrupa’lı müttefikleriyle siyasi alanda anlaştıktan sonra, bize karşı açacakları savaşın (Trablusgarp Savaşı) masraflarını karşılayacak yeterli hazineleri yoktur. Buna karşılık Duyun-u Umumiye’ye başvurarak, bu savaşın masraflarını karşılamak için Anadolu’dan toplanan birikmiş paradan, beş milyon altın lira çekerler ve  bu bizim paramızla sağladıkları imkanlarla bizim toprağımız olan Libya’yı istila ederler.

Hacizli Tabut

Son Osmanlı Padişahı Sultan VI. Mehmed Vahdettin Han’a, Altıncı Mehmed sözündeki “Altıncı” kelimesinden kinaye olarak “Altın seven adam” manası çıkarılarak ithamlarda bulunulmuştur. Halbuki Sultan Vahdettin Han, hayatının tehlikeye girmesinden dolayı memleketinden ayrılmak zorunda kaldığında, şahsi mirası mahiyetinde babasından kalan bütün serveti beraberinde götürme imkanı varken, örnek bir namusluluk örneği göstererek bu serveti Hazine-i Hümayun’a göndermiştir.

Sponsorlu bağlantılar

İtalya’da geçirdiği Fakr-u Zaruret içindeki bir hayattan sonra, San Remo’da vefat ettiği zaman 120 bin lira borcu kaldığı için, alacaklıları tarafından tabutuna haciz konulmuştur. El konulmuş olan tabut ve cesedi, kızı Sabiha Sultan’ın bu parayı bin bir güçlükle temin etmesinden sonra, Şam’a nakil olunarak Yavuz Sultan Selim Camii avlusuna defnedilmiştir.

Anadolu Medeniyet Vesilesi

Lozan görüşmeleri sırasında İngiliz Başvekili Lloyd George’un;

Sponsorlu bağlantılar

– Türklerin şimdi hak istedikleri Anadolu’da neleri var? Orada medeniyet vesikası olarak ne kalmışsa Yunan’ın, Roma’nın, Bizans’ındır. Türklerin Anadolu’daki evleri sazdan ve kerpiçten, harabelerden ibarettir. Şimdi, Anadolu gibi güzel bir yurdu Türklere nasıl bırakırsınız? demesi üzerine, henüz aklını ve vicdanını yitirmemiş batılı düşünür olan Eugene Pitard, Cenevre’nin ünlü bir gazetesinde Lloyd George’a şu cevabı vermiştir.

Sponsorlu bağlantılar

– Efendiler… Konya’daki İnce Minarenin kapısı ile İstanbul’daki muhteşem Süleymaniye’nin kubbelerini yapan millete karşı böyle söylenemez. Haddinizi biliniz…

Türk Misafirperverliği

Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmış olmakla meşhur Comte de Marsigli, Türk toplumunun misafirperverliği ile alakalı olarak şöyle bir yorumda bulunmuştur.

– Türkler, hiçbir din farkı gözetmeksizin bütün yabancılara karşı son derece misafirperverdirler. Ana yollar civarındaki köylerde oturanlardan hali vakti yerinde olanlar, öyleden evvel ve akşam üstü gezintiye çıkıp yolcu bulmaya çalışırlar. Eğer bulacak olurlarsa evlerine davet ederler. Hatta çok defa misafirin hangi evde ağırlanacağını tayin ederken kavgaya bile tutuşurlar.

Bu makaleyi beğendiysen yorumunu bizimle paylaşabilirsin...
Sponsorlu bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!